
Takıntılar: Kontrol Etmeye Çalışılan Zihnin Hikayesi
Haziran 25, 2025
Mükemmellik Zorlantısı
Kasım 17, 2025Terapide "çocukluğa gitmek", "büyüdüğümüz evi, bizi yetiştiren anne babayı konuşmak" ifadelerinin biraz yanlış anlaşıldığını düşünüyor/gözlemliyorum.
Evet, anne ve babamızı çok seviyor olabiliriz. Ve evet onlar sahip oldukları bilgiler, kaynaklar, tecrübeler ve onlara öğretilenlerle bizi ellerinden gelenin en iyisini yaparak yetiştirmiş olabilirler. Ama şu bir gerçek ki mükemmel ebeveynlik diye bir şey yoktur! İstemeyerek de olsa, iyi niyetle yapılmış da olsa, anne babalar çocukların hayatında bir takım olumsuz etkiler bırakabilir.
Terapide çocukluk konuşulurken amaç bir günah keçisi aramak ve işlevsizce ona parmak sallayarak tüm sorumluluğu ona yüklemek değil; kişinin hayatında çıkmazlara neden olabilen bu olumsuz etkileri açığa çıkararak bilinç düzeyine getirmek ve neye neden nasıl tepki verdiğini anlamasını yani gerçek anlamda "kendini tanıması"nı sağlamaktır.
Buna şöyle çok basite indirgediğim bir örnek vermek istiyorum. (Örnekteki alınan karaların farkında olmadan, bilinçdışıyla alındığını göz önüne alalım) Diyelim ki çocuğun babası koyu Fenerbahçeli ve çocuğuna karşı hiç iyi bir baba değil; o zaman çocuk babaya karşı duyduğu olumsuz hisler nedeniyle Galatasaraylı olmayı (o takımı sevmediği halde) seçebilir. Veya babadan korktuğu için (ama hiç istemediği halde) Fenerbahçeli olabilir. Veya baba çok iyi bir babadır, çocuk da sırf bu yüzden babasını üzmemek için (istemediği halde) Fenerbahçeli olmayı seçebilir. Veya tamamen özgür iradesiyle karar vermiş olduğuna inanmak için (aslında babanın takımı yine bir etkendir) Beşiktaşlı olmayı seçebilir. Yani en basitinden bir takım seçiminde bile önündeki örneğin ciddi bir yönlendirme gücü vardır.
Elbette burada anlatmak istediğim bir takım seçiminden ziyade hayatımızla ilgili çok daha önemli kararlar… Ve bu kararları anne babamızın ve yetiştiğimiz evin etkisinde kalmadan alıyor olduğumuz düşüncesi pek de gerçekçi değil. Bazen sebebini anlayamadığımız kaygılarımız, korkularımız, sıkıntılarımız olabiliyor. Ve nedeni bazen bir travmayken bazen de bu şekilde asıl benliğimize uymayan, yetiştiğimiz evin etkisiyle farkında olmadan aldığımız kararlarımız, attığımız adımlarımız veya edindiğimiz kalıplaşmış düşünce yapılarımız olabiliyor.
Terapide amaç kendimizi mümkün olduğunca iyi tanıyarak geçmişte attığımız adımları anlamlandırmak ve gelecekte benliğimizle uyumlu adımlar atabilmeyi sağlamaya çalışmaktır.


